21 Ekim 2013 Pazartesi

 bayramın üçüncü günü,yağmur bardaktan boşalırcasına yağmakta.Evde mahsur kalmıştık,canımızda sıkılmıştı hani.
yağmurun ara verdiği bir zaman diliminde çocuklarla zeytin bahçesine bir kaçalım dedik.
dedik de ne gördük...bahçede bir çift yeşil zeytin toplamakta.
- selamünaleyküm kolay gelsin...
- sağol,hoş geldin...diye bir cevap
- maşallah zeytinler güzelmiş...
- evet. biraz kırma zeytin yapacağız da...
- bende öyle düşünmüştüm...nasıl yapılıyor...
- zeytinleri sert bir zeminde taşla kırıyorsun,zeytin tuzu var onla suyla kuruyorsun diye bir de tarif verdiler..çabuk olması içinde sabah,akşam acı suyunu süz didiler...
ne güzel dimi...ekmediler,ilaçlamadılar,budamadılar,çapalamadılar.yani ne emek harcadılar, nede para...ama toplayarak yoruldular, kırdılar üstüne üstlük zeytinleri ve de acı suyu süzdüler ve de tarif verdiler ...
bazen şaşıyorum kendime bu ne düşüncesizlik diye...
bahçenin sahibini tanıyorlarmış birde...lakin beni tanımıyorlarmış...




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder