bilmediğim bir çağın içinden gelen,
hiç bilmeden ruhuma sızan,
sevdam olan sen
Zeytin Ağacı eski çağlardan bu yana barışın, bilgelik ve zaferin simgesi olmuştur. Yunanistan'a Filistinden getirilmiştir.Yunanistan'da Neolitik Çağ'dan itibaren varlığını teyit etmektedir.
Gerek mitolojisinde m.ö 17 . y.y da kurulan bu günkü Atina ile ilgili bir anlatım vardır.Tanrıların babası Zeus yeni kurulacaka olan şehre isim koymak için tanrılar meclisini toplar'' bu şehre en değerli hediyeyi getiren tanrının ismini bu şehre vereceğini söyler.Bilim tanrısı Athene aşıladığı bir yabani zeytin ağacını şehre getirir.Ağaç meyve verecek,insanlarda bunu yiyecek, bu meyveden çıkan yağ geceleri aydınlatacak,aynı zamanda yemeklik yağ olarak da muftakların baş tacı olacaktır.Bu ağaç yarışı kazanarak Akropolise dikilir, şehre bilim tanrısı Athene'nin adı verilir.Eski çağlarda kutsal sayılan bu ağaç şimdilerde yollar ve binalar için katledilir oldu...Bir zamanlar zeytin ağacını kesen veya zarar veren mahkeme önüne çıkarılır ve ölüme mahkum edilirdi.
Yunanlılar ilk olarak zeytin ağacında yetiştiriciliğe önem vermişlerdir.7 ve 3 y.yda eski filozoflar,hekimler ve tarihçiler onun botanik sınıflandırılması üstlendi.Hatta kanunlarla korunan mevzuatlar hazırlamışlardır.İlk zeytin koruma kanunu Solon (639-559BC)tarafından hazırlandı.
Evet bizim neden böyle kanunlarımız yok..Gemlikte yol yapılmak için alınan zeytin bahçeleri...Mudanya'da hile ile siteler yapılan zeytin bahçeleri. Katliyam başlamışken kim dur diyebilir ki...
Güzel günler hepimizle olsun...
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.(Kasas 77)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder